רִבּוֹנוֹ שֶׁל עוֹלָם הֲרֵינִי מוֹחֵל לְכָל מִי שֶׁהִכְעִיס וְהִקְנִיט אוֹתִי אוֹ שֶׁחָטָא כְּנֶגְדִּי בֵּין בְּגוּפִי בֵּין בְּמָמוֹנִי בֵּין בִּכְבוֹדִי בֵּין בְּכָל אֲשֶׁר לִי בֵּין בְּאֹנֶס בֵּין בְּרָצוֹן בֵּין בְּשׁוֹגֵג בֵּין בְּמֵזִיד בֵּין בְּדִבּוּר בֵּין בְּמַעֲשֶׂה בֵּין בְּגִלְגּוּל זֶה בֵּין בְּגִלְגּוּל אַחֵר לְכָל בֶּן אָדָם וְלֹא יֵעָנֵשׁ שׁוּם אָדָם בְּסִיבָּתִי: יְהִי רָצוֹן מִלְפָנֶיךָ יְהֹוָה אֱלֹהַי וְאֱלֹהֵי אֲבוֹתַי שֶׁלֹא אֶחֱטָא עוֹד וְלֹא אֶחֱזֹר בָּהֶם, וְלֹא אָשׁוּב עוֹד לְהַכְעִיסֶךָ וְלֹא אֶעֱשֶׂה הָרַע בְּעֵינֶיךָ, וּמָה שֶּׁחָטָאתִי לְפָנֶיךָ מְחֹק בְּרַחֲמֶיךָ הָרַבִּים, אֲבָל לֹא עַל יְדֵי יִסוּרִים וְחֳלָיִם רָעִים: יִהְיוּ לְרָצוֹן אִמְרֵי פִי וְהֶגְיוֹן לִבִּי לְפָנֶיךָ, יְהֹוָה צוּרִי וְגֹאֲלִי:
Alemin Efendisi, beni kızdıran ya da tahrik eden veya bedenime, malıma, namusuma ya da bana ait herhangi bir şeye karşı günah işleyen, zorla ya da gönüllü olarak, kasıtsız ya da kasıtlı olarak, sözle ya da eylemle, bu ya da başka bir varlık içinde günah işlemiş herkesi bağışlıyorum; hiç kimse benim yüzümden cezalandırılmasın; senin iradenin olsun, Ebedi Olan, Tanrım ve atalarımın Tanrısı, bir daha günah işlemeyeyim ve onları tekrar etmeyeyim, artık Seni kızdırmayayım ve Senin gözünde kötü olanı yapmayayım; Senin önünde işlediğim günahları bol merhametinle sil; ancak acı ya da ağır hastalıkla değil; ağzımın sözleri ve yüreğimin düşüncesi Senin önünde kabul görsün, Ebedi Olan, kayam ve kurtuluşum:
בָּרוּךְ אַתָּה יְיָ אֱלֹקֵינוּ מֶלֶך הָעוֹלָם הַמַּפִּיל חֶבְלֵי שֵׁנָה עַל עֵינַי וּתְנוּמָה עַל עַפְעַפַּי, וִיהִי רָצוֹן מִלְּפָנֶיךָ יְיָ אֱלֹקַי וֵאלֹקֵי אֲבוֹתַי שֶתַּשְׁכִּיבֵנִי לְשָׁלוֹם וְתַעֲמִידֵנִי לְשָׁלוֹם וְאַל יְבַהֲלוּנִי רַעְיוֹנַי וַחֲלוֹמוֹת רָעִים וְהִרְהוּרִים רָעִים וּתְהֵא מִטָּתִי שְׁלֵמָה לְפָנֶיךָ וְהָאֵר עֵינַי פֶּן אִישַׁן הַמָּוֶת כִּי אַתָּה הַמֵּאִיר לְאִישׁוֹן בַּת עָיִן. בָּרוּך אַתָּה יְיָ הַמֵּאִיר לָעוֹלָם כֻּלּוֹ בִּכְבוֹדוֹ.
Mübarek ol Sen, Ebedi Olan, Tanrımız, evrenin Kralı; gözlerimin üzerine uyku bağlarını ve göz kapaklarımın üzerine uyuklama döken Sen; senin iradenin olsun, Ebedi Olan, Tanrım ve atalarımın Tanrısı, beni barış içinde yatır ve barış içinde kaldır; düşüncelerim, kötü rüyalarım ya da kötü hayallerim beni rahatsız etmesin; yatağım Senin önünde tam olsun; gözlerimi aydınlat ki ölüm uykusuna dalmayayım; zira gözün bebeğini aydınlatan Sensin. Mübarek ol Sen, Ebedi Olan; tüm evreni yüceliğiyle aydınlatan:
שְׁמַע יִשְׂרָאֵל יְהוָה אֱלֹהֵינוּ יְהוָה אֶחָד.
Işit, ey Yisrael: Ebedi Olan Tanrımızdır, Ebedi Olan Birdir:
בלחש: בָּרוּךְ שֵׁם כְּבוֹד מַלְכוּתוֹ לְעוֹלָם וָעֶד:
Fısıltıyla: Yüce krallığının adı ebediyen mübarek olsun:
וְאָהַבְתָּ אֵת ה' אֱלהֶיךָ בְּכָל לְבָבְךָ וּבְכָל נַפְשְׁךָ וּבְכָל מְאדֶךָ: וְהָיוּ הַדְּבָרִים הָאֵלֶּה אֲשֶׁר אָנכִי מְצַוְּךָ הַיּום עַל לְבָבֶךָ: וְשִׁנַּנְתָּם לְבָנֶיךָ וְדִבַּרְתָּ בָּם בְּשִׁבְתְּךָ בְּבֵיתֶךָ וּבְלֶכְתְּךָ בַדֶּרֶךְ וּבְשָׁכְבְּךָ וּבְקוּמֶךָ: וּקְשַׁרְתָּם לְאות עַל יָדֶךָ וְהָיוּ לְטטָפת בֵּין עֵינֶיךָ: וּכְתַבְתָּם עַל מְזֻזות בֵּיתֶךָ וּבִשְׁעָרֶיךָ:
Ebedi Olan Tanrını tüm yüreğinle, tüm ruhunla ve tüm gücünle seveceksin; bugün sana emrettiğim bu sözler yüreğinde olsun; onları çocuklarına özenle öğreteceksin ve evinizde oturduğunuzda, yolda yürüdüğünüzde, yattığınızda ve kalktığınızda onlardan söz edeceksin; onları eline bir belirti olarak bağlayacaksın ve gözlerinin arasında alın bağı gibi olacaklar; evinizin kapı sövelerine ve kapılarına yazacaksın:
וְהָיָה אִם שָׁמעַ תִּשְׁמְעוּ אֶל מִצְותַי אֲשֶׁר אָנכִי מְצַוֶּה אֶתְכֶם הַיּום לְאַהֲבָה אֶת ה' אֱלהֵיכֶם וּלְעָבְדו בְּכָל לְבַבְכֶם וּבְכָל נַפְשְׁכֶם: וְנָתַתִּי מְטַר אַרְצְכֶם בְּעִתּו יורֶה וּמַלְקושׁ וְאָסַפְתָּ דְגָנֶךָ וְתִירשְׁךָ וְיִצְהָרֶךָ: וְנָתַתִּי עֵשב בְּשדְךָ לִבְהֶמְתֶּךָ וְאָכַלְתָּ וְשבָעְתָּ: הִשָּׁמְרוּ לָכֶם פֶּן יִפְתֶּה לְבַבְכֶם וְסַרְתֶּם וַעֲבַדְתֶּם אֱלהִים אֲחֵרִים וְהִשְׁתַּחֲוִיתֶם לָהֶם: וְחָרָה אַף ה' בָּכֶם וְעָצַר אֶת הַשָּׁמַיִם וְלא יִהְיֶה מָטָר וְהָאֲדָמָה לא תִתֵּן אֶת יְבוּלָהּ וַאֲבַדְתֶּם מְהֵרָה מֵעַל הָאָרֶץ הַטּבָה אֲשֶׁר ה' נתֵן לָכֶם: וְשמְתֶּם אֶת דְּבָרַי אֵלֶּה עַל לְבַבְכֶם וְעַל נַפְשְׁכֶם וּקְשַׁרְתֶּם אתָם לְאות עַל יֶדְכֶם וְהָיוּ לְטוטָפת בֵּין עֵינֵיכֶם: וְלִמַּדְתֶּם אתָם אֶת בְּנֵיכֶם לְדַבֵּר בָּם בְּשִׁבְתְּךָ בְּבֵיתֶךָ וּבְלֶכְתְּךָ בַדֶּרֶךְ וּבְשָׁכְבְּךָ וּבְקוּמֶךָ: וּכְתַבְתָּם עַל מְזוּזות בֵּיתֶךָ וּבִשְׁעָרֶיךָ: לְמַעַן יִרְבּוּ יְמֵיכֶם וִימֵי בְנֵיכֶם עַל הָאֲדָמָה אֲשֶׁר נִשְׁבַּע ה' לַאֲבתֵיכֶם לָתֵת לָהֶם כִּימֵי הַשָּׁמַיִם עַל הָאָרֶץ:
Eğer bugün sana emrettiğim emirlerimi, Ebedi Olan Tanrını sevmek ve tüm yüreğinle ve tüm ruhunla Ona hizmet etmek için dikkatle dinlersen, o zaman mevsiminde yurdunun yağmurunu, ilk yağmuru ve son yağmuru vereceğim; tahılını, şarabını ve zeytinyağını toplayacaksın; tarlanda sığırın için ot vereceğim ve yeyip doyacaksın; yüreğin aldatılmasın dikkat et ve saptırılıp başka ilahlara tapınmaya ve onlara secde etmeye başlama; o zaman Ebedi Olan'ın öfkesi size karşı alevlenecek ve yağmur olmayacak şekilde gökyüzünü tutacak; toprak ürününü vermeyecek ve Ebedi Olan'ın sana vermekte olduğu güzel topraktan çabucak mahvolacaksın; bu yüzden bu sözlerimi yüreğinize ve ruhunuza koyacaksınız, onları elinize bir belirti olarak bağlayacaksınız ve gözlerinizin arasında alın bağı gibi olacaklar; onları çocuklarınıza öğreteceksiniz, evinizde oturduğunuzda, yolda yürüdüğünüzde, yattığınızda ve kalktığınızda onlardan söz edeceksiniz; evinizin kapı sövelerine ve kapılarına yazacaksınız; Ebedi Olan'ın atalarınıza vereceklerine yemin ettiği toprak üzerinde günleriniz ve çocuklarınızın günleri, yeryüzünün üzerindeki gökyüzünün günleri gibi çoğalsın diye:
וַיּאמֶר ה' אֶל משֶׁה לֵּאמר: דַּבֵּר אֶל בְּנֵי יִשרָאֵל וְאָמַרְתָּ אֲלֵהֶם וְעָשוּ לָהֶם צִיצִת עַל כַּנְפֵי בִגְדֵיהֶם לְדרתָם וְנָתְנוּ עַל צִיצִת הַכָּנָף פְּתִיל תְּכֵלֶת: וְהָיָה לָכֶם לְצִיצִת וּרְאִיתֶם אתו וּזְכַרְתֶּם אֶת כָּל מִצְות ה' וַעֲשיתֶם אתָם וְלא תָתוּרוּ אַחֲרֵי לְבַבְכֶם וְאַחֲרֵי עֵינֵיכֶם אֲשֶׁר אַתֶּם זנִים אַחֲרֵיהֶם: לְמַעַן תִּזְכְּרוּ וַעֲשיתֶם אֶת כָּל מִצְותָי וִהְיִיתֶם קְדשִׁים לֵאלהֵיכֶם: אֲנִי ה' אֱלהֵיכֶם אֲשֶׁר הוצֵאתִי אֶתְכֶם מֵאֶרֶץ מִצְרַיִם לִהְיות לָכֶם לֵאלהִים אֲנִי ה' אֱלהֵיכֶם. אֱמֶת:
Ebedi Olan, Musa'ya söyle dedi: Yisrael çocuklarına söyle ve onlara de ki nesiller boyunca giysilerinin köşelerine saçaklar yapacaklar ve her köşenin saçağına mavi bir iplik koyacaklar; bu sizin için bir saçak olacak ki ona bakıp Ebedi Olan'ın tüm emirlerini hatırlayasınız ve onları yapasınız; kalbinizin ve gözlerinizin peşinden saptırılmayasınız; böylece tüm emirlerimi hatırlayıp yapasınız ve Tanrınıza kutsal olasınız; Tanrınız olmak üzere sizi Mısır topraklarından çıkaran Ebedi Olan Tanrınız benim; Ebedi Olan Tanrınız benim; Gerçek:
וִיהִי נֹעַם אֲדֹנָי אֱלֹהֵינוּ עָלֵינוּ וּמַעֲשֵׂה יָדֵינוּ כּוֹנְנָה עָלֵינוּ וּמַעֲשֵׂה יָדֵינוּ כּוֹנְנֵהוּ. יֹשֵׁב בְּסֵתֶר עֶלְיוֹן בְּצֵל שַׁדַּי יִתְלוֹנָן. אֹמַר לַיהוָה מַחְסִי וּמְצוּדָתִי אֱלֹהַי אֶבְטַח בּוֹ. כִּי הוּא יַצִּילְךָ מִפַּח יָקוּשׁ מִדֶּבֶר הַוּוֹת. בְּאֶבְרָתוֹ יָסֶךְ לָךְ וְתַחַת כְּנָפָיו תֶּחְסֶה צִנָּה וְסֹחֵרָה אֲמִתּוֹ. לֹא תִירָא מִפַּחַד לָיְלָה מֵחֵץ יָעוּף יוֹמָם. מִדֶּבֶר בָּאֹפֶל יַהֲלֹךְ מִקֶּטֶב יָשׁוּד צָהֳרָיִם. יִפֹּל מִצִּדְּךָ אֶלֶף וּרְבָבָה מִימִינֶךָ אֵלֶיךָ לֹא יִגָּשׁ. רַק בְּעֵינֶיךָ תַבִּיט וְשִׁלֻּמַת רְשָׁעִים תִּרְאֶה. כִּי אַתָּה יְהוָה מַחְסִי עֶלְיוֹן שַׂמְתָּ מְעוֹנֶךָ. לֹא תְאֻנֶּה אֵלֶיךָ רָעָה וְנֶגַע לֹא יִקְרַב בְּאָהֳלֶךָ. כִּי מַלְאָכָיו יְצַוֶּה לָּךְ לִשְׁמָרְךָ בְּכָל דְּרָכֶיךָ. עַל כַּפַּיִם יִשָּׂאוּנְךָ פֶּן תִּגֹּף בָּאֶבֶן רַגְלֶךָ. עַל שַׁחַל וָפֶתֶן תִּדְרֹךְ תִּרְמֹס כְּפִיר וְתַנִּין. כִּי בִי חָשַׁק וַאֲפַלְּטֵהוּ אֲשַׂגְּבֵהוּ כִּי יָדַע שְׁמִי. יִקְרָאֵנִי וְאֶעֱנֵהוּ עִמּוֹ אָנֹכִי בְצָרָה אֲחַלְּצֵהוּ וַאֲכַבְּדֵהוּ. אֹרֶךְ יָמִים אַשְׂבִּיעֵהוּ וְאַרְאֵהוּ בִּישׁוּעָתִי. אֹרֶךְ יָמִים אַשְׂבִּיעֵהוּ וְאַרְאֵהוּ בִּישׁוּעָתִי.
Ebedi Olan Tanrımızın güzelliği üzerimizde olsun ve ellerimizin işini bizim için kökleştirsin; evet, ellerimizin işini kökleştirsin. Yüceler Yücesi'nin gizli yerinde oturan, Kadir-i Mutlak'ın gölgesi altında ikamet eder; Ebedi Olan hakkında şunu söyleyeceğim: güvendiğim Tanrım, sığınağım ve kalesim; zira O seni avcının tuzağından ve ölüm getirecek salgından kurtaracak; tüyleriyle seni örtecek ve kanatları altında sığınak bulacaksın; gerçeği kalkan ve siper olacak; gecenin dehşetinden, gündüz uçan oktan korkmayacaksın; karanlıkta gezen salgından, öğle vakti yıkıp geçen felaketten de; yanında bin düşebilir, sağında on bin, ama sana yaklaşmayacak; yalnızca gözlerinle bakıp kötülerin cezasını göreceksin; çünkü Ebedi Olan Senin sığınağınsın; Yüceler Yücesi'ni konutun kıldın; sana kötülük gelmeyecek ve çadırına veba yaklaşmayacak; zira tüm yollarında seni korumak için meleklerine emredecek; ellerinde taşıyacaklar ki ayağın bir taşa çarpmayın; aslan ve engerek üzerinde yürüyeceksin, yavru aslanı ve yılanı çiğneyeceksin; bana olan sevgisini bana bağladığı için onu kurtaracağım; adımı bildiği için onu yükseğe kaldıracağım; beni çağıracak ve yanıt vereceğim; darlıkta onunla birlikte olacağım; onu kurtarıp şereflendirecağim; uzun ömürle doyuracağım ve kurtuluşumu ona göstereceğim; uzun ömürle doyuracağım ve kurtuluşumu ona göstereceğim:
יְהוָה מָה רַבּוּ צָרָי רַבִּים קָמִים עָלָי. ג רַבִּים אֹמְרִים לְנַפְשִׁי אֵין יְשׁוּעָתָה לּוֹ בֵאלֹהִים סֶלָה. ד וְאַתָּה יְהוָה מָגֵן בַּעֲדִי כְּבוֹדִי וּמֵרִים רֹאשִׁי. ה קוֹלִי אֶל יְהוָה אֶקְרָא וַיַּעֲנֵנִי מֵהַר קָדְשׁוֹ סֶלָה. ו אֲנִי שָׁכַבְתִּי וָאִישָׁנָה הֱקִיצוֹתִי כִּי יְהוָה יִסְמְכֵנִי. ז לֹא אִירָא מֵרִבְבוֹת עָם אֲשֶׁר סָבִיב שָׁתוּ עָלָי. ח קוּמָה יְהוָה הוֹשִׁיעֵנִי אֱלֹהַי כִּי הִכִּיתָ אֶת כָּל אֹיְבַי לֶחִי שִׁנֵּי רְשָׁעִים שִׁבַּרְתָּ. טלַיהוָה הַיְשׁוּעָה עַל עַמְּךָ בִרְכָתֶךָ סֶלָה.
Ebedi Olan, düşmanlarım ne kadar çok; bana karşı kalkanlar çok; çoğu ruhumla ilgili şunu söylüyor: Tanrı'da kurtuluş yoktur ona, sela; ama Sen, Ebedi Olan, etrafımda bir kalkansın, yüceliğim ve başımı kaldıransın; sesimle Ebedi Olan'a seslendim, kutsal dağından yanıt verdi, sela; yattım ve uyudum; uyandım, zira Ebedi Olan beni destekliyor; etrafımda her yanımdan bana karşı sıralanan on binlerce kişiden korkmayacağım; kalk, Ebedi Olan; kurtar beni, Tanrım; zira tüm düşmanlarıma yanağa vurdun; kötülerin dişlerini kırdın; kurtuluş Ebedi Olan'ındır; senin berekatın halkının üzerine olsun, sela:
הַשְׁכִּיבֵנוּ יְיָ אֱלֹהֵינוּ לְשָׁלוֹם, וְהַעֲמִידֵנוּ מַלְכֵּנוּ לְחַיִּים .וּפְרוֹשׂ עָלֵינוּ סֻכַּת שְׁלוֹמֶךָ. וְתַקְּנֵנוּ בְּעֵצָה טוֹבָה מִלְּפָנֶיךָ. וְהוֹשִׁיעֵנוּ לְמַעַן שְׁמֶךָ. וְהָגֵן בַּעֲדֵנוּ: וְהָסֵר מֵעָלֵינוּ אוֹיֵב דֶּבֶר וְחֶרֶב וְרָעָב וְיָגוֹן. וְהָסֵר שָׂטָן מִלְּפָנֵינוּ וּמֵאַחֲרֵינוּ. וּבְצֵל כְּנָפֶיךָ תַּסְתִּירֵנוּ. כִּי אֵל שׁוֹמְרֵנוּ וּמַצִּילֵנוּ אָתָּה. כִּי אֵל מֶלֶךְ חַנּוּן וְרַחוּם אָתָּה: וּשְׁמוֹר צֵאתֵנוּ וּבוֹאֵנוּ לְחַיִּים וּלְשָׁלוֹם מֵעַתָּה וְעַד עוֹלָם:
Bizi barış içinde yatır, Ebedi Olan, Tanrımız; ve bizi, Kralımız, yaşam için kaldır; barış gölgeliğini üzerimize ger; önünden iyi öğüdünle bize rehberlik et; adın için bizi kurtar; ve koru; düşmanı, vebayı, kılıcı, kıtlığı ve kederi bizden uzaklaştır; şeytanı önümüzden ve arkamızdan uzaklaştır; ve kanatlarının gölgesinde bizi barındır; zira bizi koruyan ve kurtaran Tanrı Sensin; zira Sen lütufkar ve merhametli Kral ve Tanrısın; çıkışımızı ve girişimizi şimdiden sonsuza dek hayat ve barış için koru:
בָּרוּךְ יְיָ בַּיּוֹם בָּרוּךְ יְיָ בַּלָּיְלָה בָּרוּךְ יְיָ בְּשָׁכְבֵנוּ בָּרוּךְ יְיָ בְּקוּמֵנוּ. כִּי בְּיָדְךָ נַפְשׁוֹת הַחַיִּים וְהַמֵּתִים. אֲשֶׁר בְּיָדוֹ נֶפֶשׁ כָּל חָי וְרוּחַ כָּל בְּשַׂר אִישׁ. בְּיָדְךָ אַפְקִיד רוּחִי פָּדִיתָה אוֹתִי יְהוָה אֵל אֱמֶת. אֱלֹקֵינוּ שֶׁבַּשָּׁמַיִם יַחֵד שִׁמְךָ וְקַיֵּם מַלְכוּתְךָ תָמִיד וּמְלֹך עָלֵינוּ לְעוֹלָם וָעֶד.
Ebedi Olan, gündüz mübarektir; Ebedi Olan, gece mübarektir; Ebedi Olan, yattığımızda mübarektir; Ebedi Olan, kalktığımızda mübarektir; zira Senin elinde yaşayanların ve ölülerin ruhları vardır; her canlının ruhu ve tüm insanlığın soluğu kimin elindeyse O'dur; ruhumu Senin eline emanet ediyorum, Sen beni kurtardın, Ebedi Olan, gerçeğin Tanrısı; gökteki Tanrımız, adını birleştir ve krallığını sürekli tesis et ve üzerimizde ebediyen hükmet:
יִרְאוּ עֵינֵינוּ וְיִשְׂמַח לִבֵּנוּ וְתָגֵל נַפְשֵׁנוּ בִּישׁוּעָתְךָ בֶּאֱמֶת בֶאֱמֹר לְצִיּוֹן מָלַך אֱלֹהָיִךְ. יְיָ מֶלֶךְ יְיָ מָלַךְ יְיָ יִמְלֹךְ לְעוֹלָם וָעֶד. כִּי הַמַּלְכוּת שֶׁלְּךָ הִיא וּלְעוֹלְמֵי עַד תִמְלֹךְ בְּכָבוֹד כֵּי אֵין לָנוּ מֶלֶךְ אֶלָּא אָתָּה.
Gözlerimiz görsün, yüreğimiz sevinsin ve ruhumuz gerçek kurtuluşunda coşsun; Siyon'a, Tanrın hüküm sürmektedir, denildiğinde; Ebedi Olan hüküm sürüyor, Ebedi Olan hükmediyordu, Ebedi Olan sonsuza dek hüküm sürecek; zira krallık Senindir ve Sen yücelikte sonsuza dek hükmedeceksin; zira Senden başka hiçbir Kralımız yoktur:
הַמַּלְאָךְ הַגֹּאֵל אֹתִי מִכָּל רָע יְבָרֵךְ אֶת הַנְּעָרִים וְיִקָּרֵא בָהֶם שְׁמִי וְשֵׁם אֲבֹתַי אַבְרָהָם וְיִצְחָק וְיִדְגּוּ לָרֹב בְּקֶרֶב הָאָרֶץ.
Her kötülükten beni kurtaran melek bu gençleri kutsasın; adım onlar üzerine çağrılsın ve atalarım Avraham ile Yitshak'ın adı da; yeryüzünün ortasında büyük çoğalsınlar:
וַיֹּאמֶר אִם שָׁמוֹעַ תִּשְׁמַע לְקוֹל יְהוָה אֱלֹהֶיךָ וְהַיָּשָׁר בְּעֵינָיו תַּעֲשֶׂה וְהַאֲזַנְתָּ לְמִצְוֹתָיו וְשָׁמַרְתָּ כָּל חֻקָּיו כָּל הַמַּחֲלָה אֲשֶׁר שַׂמְתִּי בְמִצְרַיִם לֹא אָשִׂים עָלֶיךָ כִּי אֲנִי יְהוָה רֹפְאֶךָ. וַיֹּאמֶר יְהוָה אֶל הַשָּׂטָן יִגְעַר יְהוָה בְּךָ הַשָּׂטָן וְיִגְעַר יְהוָה בְּךָ הַבֹּחֵר בִּירוּשָׁלִָם הֲלוֹא זֶה אוּד מֻצָּל מֵאֵשׁ. הִנֵּה מִטָּתוֹ שֶׁלִּשְׁלֹמֹה שִׁשִּׁים גִּבֹּרִים סָבִיב לָהּ מִגִּבֹּרֵי יִשְׂרָאֵל. כֻּלָּם אֲחֻזֵי חֶרֶב מְלֻמְּדֵי מִלְחָמָה אִישׁ חַרְבּוֹ עַל יְרֵכוֹ מִפַּחַד בַּלֵּילוֹת.
Ve dedi: Eğer Ebedi Olan Tanrının sesini dikkatle dinler, gözünde doğru olanı yapar, emirlerini dinler ve tüm kurallarını tutarsan, Mısır'a koyduğum hastalıkların hiçbirini üzerine koymayacağım; zira Ben iyileştirenin Ebedi Olan'ıyım; ve Ebedi Olan şeytana dedi: Ebedi Olan seni azarlasın, şeytan; Yeruşalayim'i seçen Ebedi Olan seni azarlasın; bu ateşten çıkarılmış bir kör odun değil mi; işte Süleyman'ın yatağı, güçlü Yisrael adamlarından altmış güçlü adam onu çevreliyor; hepsi kılıç kullanan, savaşta eğitilmiş, her biri gecenin dehşeti nedeniyle kılıcı uyluğunda:
ג' פעמים:
Üç kez:
יְבָרֶכְךָ יְהוָה וְיִשְׁמְרֶךָ.
Ebedi Olan seni mübarek kılsın ve korusun:
יָאֵר יְהוָה פָּנָיו אֵלֶיךָ וִיחֻנֶּךָּ.
Ebedi Olan yüzünü sana parlatsın ve sana lütufkar olsun:
יִשָּׂא יְהוָה פָּנָיו אֵלֶיךָ וְיָשֵׂם לְךָ שָׁלוֹם.
Ebedi Olan yüzünü sana çevirsin ve sana esenlik versin:
ג' פעמים:
Üç kez:
הִנֵּה לֹא יָנוּם וְלֹא יִישָׁן שׁוֹמֵר יִשְׂרָאֵל.
İşte, Yisrael'i koruyan ne uyuklar ne de uyur:
ג' פעמים:
Üç kez:
לִישׁוּעָתְךָ קִוִּיתִי יי. קִוִּיתִי יי לִישׁוּעָתְךָ. יי לִישׁוּעָתְךָ קִוִּיתִי.
Kurtuluşun için umut ediyorum, Ebedi Olan; umut ediyorum, Ebedi Olan, kurtuluşun için; Ebedi Olan, kurtuluşun için umut ediyorum:
ג' פעמים:
Üç kez:
בְּשֵׁם יְיָ אֱלֹקֵי יִשְׂרָאֵל: מִימִינִי מִיכָאֵל וּמִשְּׂמֹאלִי גַבְרִיאֵל וּמִלְּפָנַי אוּרִיאֵל וּמֵאֲחוֹרַי רְפָאֵל וְעַל רֹאשִׁי שְׁכִינַת אֵל.
Yisrael'in Tanrısı Ebedi Olan'ın adıyla: sagımda Mihael, solumda Gavriel, önümde Uriel, arkamda Rafael; ve başımın üzerinde Tanrı'nın Ilahi Varlığı:
שִׁיר הַמַּעֲלוֹת אַשְׁרֵי כָּל יְרֵא יְהוָה הַהֹלֵךְ בִּדְרָכָיו. יְגִיעַ כַּפֶּיךָ כִּי תֹאכֵל אַשְׁרֶיךָ וְטוֹב לָךְ. אֶשְׁתְּךָ כְּגֶפֶן פֹּרִיָּה בְּיַרְכְּתֵי בֵיתֶךָ בָּנֶיךָ כִּשְׁתִלֵי זֵיתִים סָבִיב לְשֻׁלְחָנֶךָ. הִנֵּה כִי כֵן יְבֹרַךְ גָּבֶר יְרֵא יְהוָה. יְבָרֶכְךָ יְהוָה מִצִּיּוֹן וּרְאֵה בְּטוּב יְרוּשָׁלִָם כֹּל יְמֵי חַיֶּיךָ. וּרְאֵה בָנִים לְבָנֶיךָ שָׁלוֹם עַל יִשְׂרָאֵל.
Yükselişler Şarkısı: Ne mutlu Ebedi Olan'dan korkan ve Onun yollarında yürüyen herkese; ellerinin emeğini yediğinde mutlusun ve sana iyi gelir; karın evin içinde meyve veren bir asma gibi olacak; çocukların sofranın etrafında zeytin fideleri gibi; işte Ebedi Olan'dan korkan adam böyle mübarek olacak; Ebedi Olan seni Siyon'dan mübarek kılsın ve hayatın boyunca Yeruşalayim'in iyiliğini gör; çocuklarının çocuklarını gör; Yisrael'in üzerine esenlik:
ג' פעמים:
Üç kez:
רִגְזוּ וְאַל תֶּחֱטָאוּ אִמְרוּ בִלְבַבְכֶם עַל מִשְׁכַּבְכֶם וְדֹמּוּ סֶלָה.
Titreyip günah işleme; yatağında yüreğinde söyle ve sus, sela:
אֲדוֹן עוֹלָם אֲשֶׁר מָלַךְ, בְּטֶרֶם כָּל יְצִיר נִבְרָא. לְעֵת נַעֲשָׂה בְּחֶפְצוֹ כָּל, אֲזַי מֶלֶךְ שְׁמוֹ נִקְרָא. וְאַחֲרֵי כִּכְלּוֹת הַכֹּל, לְבַדּוֹ יִמְלֹךְ נוֹרָא. וְהוּא הָיָה וְהוּא הֹוֶה, וְהוּא יִהְיֶה בְּתִפְאֲרָה. וְהוּא אֶחָד וְאֵין שֵׁנִי, לְהַמְשִׁיל לוֹ לְהַחְבִּירָה. בְּלִי רֵאשִׁית בְּלִי תַּכְלִית, וְלוֹ הָעֹז וְהַמִּשְׂרָה. וְהוּא אֱלִי וְחַי גּוֹאֲלִי, וְצוּר חֶבְלִי בְּיוֹם צָרָה. וְהוּא נִסִּי וּמָנוֹס לִי, מְנַת כּוֹסִי בְּיּוֹם אֶקְרָא. בְּיָדוֹ אַפְקִיד רוּחִי, בְּעֵת אִישַׁן וְאָעִירָהּ. וְעִם רוּחִי גְּוִיָּתִי, יְיָ לִי וְלֹא אִירָא.
Alemin Efendisi, herhangi bir yaratık yaratılmadan önce hüküm süren; her şey Onun iradesiyle yapıldığında Onun adı Kral diye çağrıldı; ve her şey sona erdikten sonra yalnız O, Korkunç Olan, hüküm sürecek; O vardı, O var ve O yücelikte var olacak; O birdir ve Ona benzetilecek ya da Ona ortak koşulacak ikincisi yoktur; başlangıcı yok, sonu yok ve güç ve egemenlik Ona aittir; O benim Tanrım ve yaşayan Kurtarıcım, sıkıntı günümde sığındığım kaya; O benim sancağım ve sığınağım, çağırdığım gün benim için hissem; ruhumu uyurken ve uyanırken Onun eline emanet ederim; ve ruhuma eşlik eden bedenim de, Ebedi Olan benimledir ve korkmayacağım: