יְהִי רָצוֹן מִלְפָנֶיךָ יְ-יָ אֱלֹהֵינוּ וֵאלֹהֵי אֲבוֹתֵינוּ. שֶׁתּוֹלִיכֵנוּ לְשָׁלוֹם. וְתַצְעִידֵנוּ לְשָׁלוֹם. וְתַדְרִיכֵנוּ לְשָׁלוֹם. וְתִסְמְכֵנוּ לְשָׁלוֹם. וְתַגִּיעֵנוּ לִמְחוֹז חֶפְצֵנוּ לְחַיִּים וּלְשִׂמְחָה וּלְשָׁלוֹם. (ואם דעתו לחזור מיד אומר: וְתַחֲזִירֵנוּ לְשָׁלוֹם). וְתַצִילֵנוּ מִכַּף כָּל-אוֹיֵב וְאוֹרֵב וְלִסְטִים וְחַיּוֹת רָעוֹת בַּדֶּרֶך. וּמִכָּל פֻּרְעָנִיּוֹת הַמִּתְרַגְּשׁוֹת וּבָאוֹת לָעוֹלָם. וְתִשְׁלַח בְּרָכָה בְּכָל מַעֲשֵׂה יָדֵינוּ. וְתִתְּנֵנִיּ (בל' יחיד) לְחֵן וּלְחֶסֶד וּלְרַחֲמִים בְּעֵינֶיךָ וּבְעֵינֵי כָל רוֹאֵינוּ. וְתִגְמְלֵנוּ חֲסָדִים טוֹבִים. וְתִשְׁמַע קוֹל תְּפִלָּתֵינוּ. כִּי אַתָּה שׁוֹמֵעַ תְּפִלַת כָּל פֶּה: בָּרוּךְ אַתָּה יְ-יָ שׁוֹמֵעַ תְּפִלָה:
Senin önünde irade et, Tanrım, Tanrımız ve atalarımızın Tanrısı; bizi barış içinde götürmeni ve adımlarımızı barışla yönlendirmeni, bizi barışla kılavuzlamanı ve barışla desteklenmeni; ve yaşamda, sevinçle ve barışla hedefimize ulaşmamızı sağlamanı (Hemen döneceğini düşünüyorsa şöyle ekler: ve bizi barışla geri döndürmeni). Her düşman ve pusucudan, yol üzerindeki hırsız ve yabancı hayvanlardan, ve dünyada öfkelenici ve gelen her türlü cezadan bizi kurtar. Ellerimizin işi üzerine bereket ver ve bana gözlerimizde ve bizi görenlerin gözlerinde lütuf, ihsan ve merhamet bağışla; ve bize bol ihsan ver ve duamızın sesini dinle; zira Sen tüm duaları işitensin. Mübarek ol Sen Tanrım, duayı işiten.