לַמְנַצֵּחַ לִבְנֵי קֹרַח מִזְמוֹר:
İmam-ı azam için, Korah oğullarının türküsü.
רָצִיתָ יְהוָה אַרְצֶךָ שַׁבְתָּ (שבות) שְׁבִית יַעֲקֹב:
Ey Ebedi Olan, toprağınıza lütfettin; Yakup'un sürgünlüğünü geri döndürdün.
נָשָׂאתָ עֲוֹן עַמֶּךָ כִּסִּיתָ כָל חַטָּאתָם סֶלָה:
Halkının günahını bağışladın; tüm suçlarını sonsuza dek örttün.
אָסַפְתָּ כָל עֶבְרָתֶךָ הֱשִׁיבוֹתָ מֵחֲרוֹן אַפֶּךָ:
Tüm öfkeni geri çektin; kızgın gazabından döndün.
שׁוּבֵנוּ אֱלֹהֵי יִשְׁעֵנוּ וְהָפֵר כַּעַסְךָ עִמָּנוּ:
Bizi geri döndür, ey kurtuluşumuzun Tanrısı ve öfkeni bizden geri al.
הַלְעוֹלָם תֶּאֱנַף בָּנוּ תִּמְשֹׁךְ אַפְּךָ לְדֹר וָדֹר:
Bize sonsuza dek öfkeli mi kalacaksın? Gazabını kuşaktan kuşağa mı uzatacaksın?
הֲלֹא אַתָּה תָּשׁוּב תְּחַיֵּנוּ וְעַמְּךָ יִשְׂמְחוּ בָךְ:
Bize dönüp bizi yeniden canlandırmaz mısın, öyle ki halkın Seninle sevinsin?
הַרְאֵנוּ יְהוָה חַסְדֶּךָ וְיֶשְׁעֲךָ תִּתֶּן לָנוּ:
Bize merhametini göster, ey Ebedi Olan; kurtuluşunu da bize bahşet.
אֶשְׁמְעָה מַה יְדַבֵּר הָאֵל יְהוָה כִּי יְדַבֵּר שָׁלוֹם אֶל עַמּוֹ וְאֶל חֲסִידָיו וְאַל יָשׁוּבוּ לְכִסְלָה:
Tanrı'nın ne söyleyeceğini dinleyeceğim; O, halkına ve sadık kullarına esenlik söylediğinde, artık ahmaklığa dönmeyecekler.
אַךְ קָרוֹב לִירֵאָיו יִשְׁעוֹ לִשְׁכֹּן כָּבוֹד בְּאַרְצֵנוּ:
Gerçekten, kurtuluşu Kendisinden korkanların yakınındadır; öyle ki yüceliği ülkemizde konut kursun.
חֶסֶד וֶאֱמֶת נִפְגָּשׁוּ צֶדֶק וְשָׁלוֹם נָשָׁקוּ:
Merhamet ile sadakat buluştu; doğruluk ve esenlik öpüştü.
אֱמֶת מֵאֶרֶץ תִּצְמָח וְצֶדֶק מִשָּׁמַיִם נִשְׁקָף:
Sadakat yerden filizlenecek, doğruluk ise gökten bakacak.
גַּם יְהוָה יִתֵּן הַטּוֹב וְאַרְצֵנוּ תִּתֵּן יְבוּלָהּ:
Tanrı da iyilik verecek; toprağımız ürününü sunacak.
צֶדֶק לְפָנָיו יְהַלֵּךְ וְיָשֵׂם לְדֶרֶךְ פְּעָמָיו:
Doğruluk onun önünde yürüyecek; O ise onu adımlarının yoluna koyacak.