לַמְנַצֵּחַ אַל תַּשְׁחֵת לְדָוִד מִכְתָּם:
İcracı için, al taşhet; Davud'un bir michtam'ı.
הַאֻמְנָם אֵלֶם צֶדֶק תְּדַבֵּרוּן מֵישָׁרִים תִּשְׁפְּטוּ בְּנֵי אָדָם:
Doğruluk hakkında konuşman gereken şeyi gerçekten susturdun mu, insanogullarını yargılayman gereken hakkaniyet hakkında?
אַף בְּלֵב עוֹלֹת תִּפְעָלוּן בָּאָרֶץ חֲמַס יְדֵיכֶם תְּפַלֵּסוּן:
Kalbinizde bile haksızlık tasarlıyorsunuz; yeryüzünde ellerinizin şiddetini tartıyorsunuz.
זֹרוּ רְשָׁעִים מֵרָחֶם תָּעוּ מִבֶּטֶן דֹּבְרֵי כָזָב:
Kötüler ana rahminden bile yabancılaşmıştır; yalan söyleyenler doğuştan yoldan çıkar.
חֲמַת לָמוֹ כִּדְמוּת חֲמַת נָחָשׁ כְּמוֹ פֶתֶן חֵרֵשׁ יַאְטֵם אָזְנוֹ:
Bir yılanın zehri gibi zehirleri var; kulağını kapatan sağır bir kobra gibi,
אֲשֶׁר לֹא יִשְׁמַע לְקוֹל מְלַחֲשִׁים חוֹבֵר חֲבָרִים מְחֻכָּם:
Büyücülerin sesini, en kurnaz büyü yapanı duymayacak.
אֱלֹהִים הֲרָס שִׁנֵּימוֹ בְּפִימוֹ מַלְתְּעוֹת כְּפִירִים נְתֹץ יְהוָה:
Ey Tanrı, ağızlarındaki dişlerini kır; aslanların azı dişlerini kır, ey Ebedi Olan.
יִמָּאֲסוּ כְמוֹ מַיִם יִתְהַלְּכוּ לָמוֹ יִדְרֹךְ (חצו) חִצָּיו כְּמוֹ יִתְמֹלָלוּ:
Reddedilsinler; su gibi yürüsünler; O biçilmiş gibi oklarını yönlendirsin.
כְּמוֹ שַׁבְּלוּל תֶּמֶס יַהֲלֹךְ נֵפֶל אֵשֶׁת בַּל חָזוּ שָׁמֶשׁ:
Sürekli eriyen bir sümüklüböcek gibi; güneşi görmemiş bir köstebek ve ölü doğmuş gibi.
בְּטֶרֶם יָבִינוּ סִּירֹתֵיכֶם אָטָד כְּמוֹ חַי כְּמוֹ חָרוֹן יִשְׂעָרֶנּוּ:
Körpe dikenlerin sertleşmiş çalılara dönüşmesinden önce, güçle, öfkeyle, kasırga gibi onları süpürüp gidecek.
יִשְׂמַח צַדִּיק כִּי חָזָה נָקָם פְּעָמָיו יִרְחַץ בְּדַם הָרָשָׁע:
Doğru adam intikamı gördüğü için sevinecek; ayaklarını kötülerin kanında yıkayacak.
וְיֹאמַר אָדָם אַךְ פְּרִי לַצַּדִּיק אַךְ יֵשׁ אֱלֹהִים שֹׁפְטִים בָּאָרֶץ:
Ve insan diyecek: "Gerçekten doğru adamın ödülü var; gerçekten yeryüzünde hükmeden bir Tanrı var."