לַמְנַצֵּחַ מִזְמוֹר לְדָוִד:
Şef için, Davut'un bir ilahisi.
שְׁמַע אֱלֹהִים קוֹלִי בְשִׂיחִי מִפַּחַד אוֹיֵב תִּצֹּר חַיָּי:
Ey Tanrı, duamdaki sesimi işit; düşman korkusundan canımı koru.
תַּסְתִּירֵנִי מִסּוֹד מְרֵעִים מֵרִגְשַׁת פֹּעֲלֵי אָוֶן:
Beni kötülerin düzeninden, haksızlık yapanların topluluğundan koru;
אֲשֶׁר שָׁנְנוּ כַחֶרֶב לְשׁוֹנָם דָּרְכוּ חִצָּם דָּבָר מָר:
Kılıç gibi dillerini bileyen; ok gibi acı sözlerini hedef alanlar,
לִירוֹת בַּמִּסְתָּרִים תָּם פִּתְאֹם יֹרֻהוּ וְלֹא יִירָאוּ:
Gizli yerlerde masuma ok atmak için; onu ansızın vurup korkmuyorlar.
יְחַזְּקוּ לָמוֹ דָּבָר רָע יְסַפְּרוּ לִטְמוֹן מוֹקְשִׁים אָמְרוּ מִי יִרְאֶה לָּמוֹ:
Kendileri için kötü sözü pekiştirirler; tuzakları gizlemek için konuşurlar. Derler ki: "Bizi kim görecek?"
יַחְפְּשׂוּ עוֹלֹת תַּמְנוּ חֵפֶשׂ מְחֻפָּשׂ וְקֶרֶב אִישׁ וְלֵב עָמֹק:
Bahaneler ararlar; derin bir araştırma tamamladılar, insanın içinde ve yüreğin derinliklerinde gizlice.
וַיֹּרֵם אֱלֹהִים חֵץ פִּתְאוֹם הָיוּ מַכּוֹתָם:
Tanrı onları devirdi; yaraları ansız bir ok gibiydi.
וַיַּכְשִׁילוּהוּ עָלֵימוֹ לְשׁוֹנָם יִתְנֹדֲדוּ כָּל רֹאֵה בָם:
Onu tökezletmeyi umduklarını, dilleri kendi üzerlerine getirdi; onu görenlerin hepsi başlarını sallayacak.
וַיִּירְאוּ כָּל אָדָם וַיַּגִּידוּ פֹּעַל אֱלֹהִים וּמַעֲשֵׂהוּ הִשְׂכִּילוּ:
Bunun üzerine bütün insanlar korktular ve Tanrı'nın işini ilan ettiler; yaptığını kavradılar.
יִשְׂמַח צַדִּיק בַּיהוָה וְחָסָה בוֹ וְיִתְהַלְלוּ כָּל יִשְׁרֵי לֵב:
Doğrular Tanrı ile sevinip O'nda sığınacak; yüreği dürüst olanların hepsi övünecek.