לַמְנַצֵּחַ אַל תַּשְׁחֵת מִזְמוֹר לְאָסָף שִׁיר:
İmam-ı azam için, al taşcheth, Asaf'ın bir mezmurudur, bir türkü.
הוֹדִינוּ לְּךָ אֱלֹהִים הוֹדִינוּ וְקָרוֹב שְׁמֶךָ סִפְּרוּ נִפְלְאוֹתֶיךָ:
Sana şükrettik, ey Tanrı, şükrettik; adın yakındır, mucizelerin anlatıldı.
כִּי אֶקַּח מוֹעֵד אֲנִי מֵישָׁרִים אֶשְׁפֹּט:
Bayramı kutladığımda adaletli yargılayacağım.
נְמֹגִים אֶרֶץ וְכָל יֹשְׁבֶיהָ אָנֹכִי תִכַּנְתִּי עַמּוּדֶיהָ סֶּלָה:
Yeryüzü ve içindeki tüm sakinler eriyip giderken, onun direklerini Ben kurdum, sonsuza dek.
אָמַרְתִּי לַהוֹלְלִים אַל תָּהֹלּוּ וְלָרְשָׁעִים אַל תָּרִימוּ קָרֶן:
Sapıklara "Sapıkça davranmayın" dedim; kötülere "Boynuzu kaldırmayın" dedim.
אַל תָּרִימוּ לַמָּרוֹם קַרְנְכֶם תְּדַבְּרוּ בְצַוָּאר עָתָק:
Boynuzunuzu yükseklere kaldırmayın, şişirilmiş boyunla konuşmayın.
כִּי לֹא מִמּוֹצָא וּמִמַּעֲרָב וְלֹא מִמִּדְבַּר הָרִים:
Çünkü yücelme ne doğudan ne batıdan ne de çölden gelir.
כִּי אֱלֹהִים שֹׁפֵט זֶה יַשְׁפִּיל וְזֶה יָרִים:
Ama Tanrı hükmeder; birini alçaltır, diğerini yükseltir.
כִּי כוֹס בְּיַד יְהוָה וְיַיִן חָמַר מָלֵא מֶסֶךְ וַיַּגֵּר מִזֶּה אַךְ שְׁמָרֶיהָ יִמְצוּ יִשְׁתּוּ כֹּל רִשְׁעֵי אָרֶץ:
Çünkü Ebedi Olan'ın elinde bir kupa vardır, güçlü şarap, dolu bir karışım; ondan döker, fakat yeryüzünün tüm kötüleri tortusunu süzüp içecek.
וַאֲנִי אַגִּיד לְעֹלָם אֲזַמְּרָה לֵאלֹהֵי יַעֲקֹב:
Ben sonsuza dek anlatacağım; Yakup'un Tanrısı'na ilahiler söyleyeceğim.
וְכָל קַרְנֵי רְשָׁעִים אֲגַדֵּעַ תְּרוֹמַמְנָה קַרְנוֹת צַדִּיק:
Kötülerin tüm boynuzlarını keseceğim; doğruların boynuzları yükseltilecek.