לְדָוִד מַשְׂכִּיל אַשְׁרֵי נְשׂוּי פֶּשַׁע כְּסוּי חֲטָאָה:
Davud'un maskili. Ne mutlu suçu bağışlanan, günahı örtülen kişiye.
אַשְׁרֵי אָדָם לֹא יַחְשֹׁב יְהוָה לוֹ עָוֹן וְאֵין בְּרוּחוֹ רְמִיָּה:
Ne mutlu o insana ki Ebedi Olan ona haksızlık yüklemez ve ruhunda hile yoktur.
כִּי הֶחֱרַשְׁתִּי בָּלוּ עֲצָמָי בְּשַׁאֲגָתִי כָּל הַיּוֹם:
Sessiz kaldığımda, inlemelerimle kemiklerim bütün gün çürüdü.
כִּי יוֹמָם וָלַיְלָה תִּכְבַּד עָלַי יָדֶךָ נֶהְפַּךְ לְשַׁדִּי בְּחַרְבֹנֵי קַיִץ סֶלָה:
Gündüz de gece de Senin elin üzerimde ağır bastı; tazeliğim yaz kuraklıklarındaki gibi, sonsuza dek dönüştü.
חַטָּאתִי אוֹדִיעֲךָ וַעֲוֹנִי לֹא כִסִּיתִי אָמַרְתִּי אוֹדֶה עֲלֵי פְשָׁעַי לַיהוָה וְאַתָּה נָשָׂאתָ עֲוֹן חַטָּאתִי סֶלָה:
Günahımı Sana bildirdim, haksızlığımı gizlemedim; dedim ki: "Suçlarımı Ebedi Olan'a itiraf edeceğim," ve Sen de günahımın haksızlığını sonsuza dek bağışladın.
עַל זֹאת יִתְפַּלֵּל כָּל חָסִיד אֵלֶיךָ לְעֵת מְצֹא רַק לְשֵׁטֶף מַיִם רַבִּים אֵלָיו לֹא יַגִּיעוּ:
Bunun için her dindar insan, bulunabildiğin zamanda Sana dua etsin; yalnızca büyük su selleri ona ulaşmasın diye.
אַתָּה סֵתֶר לִי מִצַּר תִּצְּרֵנִי רָנֵּי פַלֵּט תְּסוֹבְבֵנִי סֶלָה:
Sen benim için bir sığınaksın, düşmandan beni korursun; kurtuluş şarkılarıyla beni sonsuza dek kuşatırsın,
אַשְׂכִּילְךָ וְאוֹרְךָ בְּדֶרֶךְ זוּ תֵלֵךְ אִיעֲצָה עָלֶיךָ עֵינִי:
"Seni aydınlatacak ve hangi yoldan gideceğini öğreteceğim; sana gözümle işaret edeceğim."
אַל תִּהְיוּ כְּסוּס כְּפֶרֶד אֵין הָבִין בְּמֶתֶג וָרֶסֶן עֶדְיוֹ לִבְלוֹם בַּל קְרֹב אֵלֶיךָ:
Anlamayan at veya katır gibi olma; ağzı gem ve dizginle tutulması gereken, tımarlanırken yanına yaklaşmayan.
רַבִּים מַכְאוֹבִים לָרָשָׁע וְהַבּוֹטֵחַ בַּיהוָה חֶסֶד יְסוֹבְבֶנּוּ:
Kötünün acıları çoktur; ama Ebedi Olan'a güvenene iyilik onu saracaktır.
שִׂמְחוּ בַיהוָה וְגִילוּ צַדִּיקִים וְהַרְנִינוּ כָּל יִשְׁרֵי לֵב:
Ebedi Olan'da sevin ve coşun, siz doğrular; yüreği dürüst olanların hepsine övgüler söyletin.