לַמְנַצֵּחַ אַל תַּשְׁחֵת לְדָוִד מִכְתָּם בִּשְׁלֹחַ שָׁאוּל וַיִּשְׁמְרוּ אֶת הַבַּיִת לַהֲמִיתוֹ:
İcracı için, al taşhet; Davud'un bir michtam'ı, Saul onu öldürmek için gönderiş ve evi beklediklerinde.
הַצִּילֵנִי מֵאֹיְבַי אֱלֹהָי מִּמִתְקוֹמְמַי תְּשַׂגְּבֵנִי:
Ey Tanrım, düşmanlarımdan beni kurtar; bana karşı kalkanları baskıla.
הַצִּילֵנִי מִפֹּעֲלֵי אָוֶן וּמֵאַנְשֵׁי דָמִים הוֹשִׁיעֵנִי:
Haksızlık yapanlardan beni kurtar ve kanlı adamlardan kurtar beni.
כִּי הִנֵּה אָרְבוּ לְנַפְשִׁי יָגוּרוּ עָלַי עַזִים לֹא פִשְׁעִי וְלֹא חַטָּאתִי יְהוָה:
Çünkü işte, canıma tuzak kurdular; güçlü adamlar bana karşı konakladı; suçum için de, günahım için de değil, ey Ebedi Olan.
בְּלִי עָוֹן יְרוּצוּן וְיִכּוֹנָנוּ עוּרָה לִקְרָאתִי וּרְאֵה:
Haksızlık olmaksızın koşup hazırlanıyorlar; bana doğru uyan ve bak.
וְאַתָּה יְהוָה אֱלֹהִים צְבָאוֹת אֱלֹהֵי יִשְׂרָאֵל הָקִיצָה לִפְקֹד כָּל הַגּוֹיִם אַל תָּחֹן כָּל בֹּגְדֵי אָוֶן סֶלָה:
Sen ise, ey Ebedi Olan, Orduların Tanrısı, İsrail'in Tanrısı, tüm milletleri ziyaret etmek için kalk; haksız iş yapan hainlere sonsuza dek lütuf gösterme.
יָשׁוּבוּ לָעֶרֶב יֶהֱמוּ כַכָּלֶב וִיסוֹבְבוּ עִיר:
Akşamları geri dönerler, köpekler gibi ulurllar ve şehri çepeçevre kuşatırlar.
הִנֵּה יַבִּיעוּן בְּפִיהֶם חֲרָבוֹת בְּשִׂפְתוֹתֵיהֶם כִּי מִי שֹׁמֵעַ:
İşte, ağızlarıyla saçıp savururlar; dudaklarında kılıçlar var, çünkü kim işitiyor ki?
וְאַתָּה יְהוָה תִּשְׂחַק לָמוֹ תִּלְעַג לְכָל גּוֹיִם:
Ama Sen, ey Ebedi Olan, onlarla alay edeceksin; tüm milletleri küçümseyeceksin.
עֻזּוֹ אֵלֶיךָ אֶשְׁמֹרָה כִּי אֱלֹהִים מִשְׂגַּבִּי:
Gücü sayesinde Sana umut bağlıyorum, çünkü Tanrı benim kalemi.
אֱלֹהֵי (חסדו) חַסְדִּי יְקַדְּמֵנִי אֱלֹהִים יַרְאֵנִי בְשֹׁרְרָי:
İyiliğimin Tanrısı benden önce gidecek; Tanrı beni gözetleyenlere bakmamı sağlayacak.
אַל תַּהַרְגֵם פֶּן יִשְׁכְּחוּ עַמִּי הֲנִיעֵמוֹ בְחֵילְךָ וְהוֹרִידֵמוֹ מָגִנֵּנוּ אֲדֹנָי:
Onları öldürme, halkım unutmasın; gücünle onları mallarından uzaklaştır ve aşağıya indir, ey Ebedi Olan, Kalkanımız.
חַטַּאת פִּימוֹ דְּבַר שְׂפָתֵימוֹ וְיִלָּכְדוּ בִגְאוֹנָם וּמֵאָלָה וּמִכַּחַשׁ יְסַפֵּרוּ:
Ağızlarının günahı dudaklarının sözüdür; kibr, lanet ve söyledikleri yalanlar yüzünden yakalanacaklar.
כַּלֵּה בְחֵמָה כַּלֵּה וְאֵינֵמוֹ וְיֵדְעוּ כִּי אֱלֹהִים מֹשֵׁל בְּיַעֲקֹב לְאַפְסֵי הָאָרֶץ סֶלָה:
Öfkeyle yok et onları ki, artık olmasınlar; Tanrı'nın Yakup üzerinde dünyanın uçlarına kadar sonsuza dek hükmettiğini bilsinler.
וְיָשׁוּבוּ לָעֶרֶב יֶהֱמוּ כַכָּלֶב וִיסוֹבְבוּ עִיר:
Akşamları geri dönecekler, köpekler gibi uluyacaklar ve şehri çepeçevre kuşatacaklar.
הֵמָּה (ינועון) יְנִיעוּן לֶאֱכֹל אִם לֹא יִשְׂבְּעוּ וַיָּלִינוּ:
Doyurulamazlarsa yemek için dolaşacaklar ve konaklayacaklar.
וַאֲנִי אָשִׁיר עֻזֶּךָ וַאֲרַנֵּן לַבֹּקֶר חַסְדֶּךָ כִּי הָיִיתָ מִשְׂגָּב לִי וּמָנוֹס בְּיוֹם צַר לִי:
Gücünü ilahi söyleyeceğim ve sabah iyiliğini öveceğim; çünkü Sen benim kalem ve sıkıntıda olduğum günde sığınak oldun.
עֻזִּי אֵלֶיךָ אֲזַמֵּרָה כִּי אֱלֹהִים מִשְׂגַּבִּי אֱלֹהֵי חַסְדִּי:
Gücüm! Sana ilahi söyleyeceğim çünkü Tanrı kalemimdir, ey iyiliğimin Tanrısı.