שִׁיר הַמַּעֲלוֹת לִשְׁלֹמֹה אִם יְהוָה לֹא יִבְנֶה בַיִת שָׁוְא עָמְלוּ בוֹנָיו בּוֹ אִם יְהוָה לֹא יִשְׁמָר עִיר שָׁוְא שָׁקַד שׁוֹמֵר:
Süleyman'a dair yükselişin ilahisi. Ebedi Olan evi inşa etmezse, onu inşa edenler boşuna emek vermiş olur; Ebedi Olan şehri korumaz ise, bekçisi boşuna nöbet tutar.
שָׁוְא לָכֶם מַשְׁכִּימֵי קוּם מְאַחֲרֵי שֶׁבֶת אֹכְלֵי לֶחֶם הָעֲצָבִים כֵּן יִתֵּן לִידִידוֹ שֵׁנָא:
Erken kalkıp geç oturanlar ve meşakkat ekmeğini yiyenler için boşunadır; Ebedi Olan uykuyu kendinden kovana öyle verecektir.
הִנֵּה נַחֲלַת יְהוָה בָּנִים שָׂכָר פְּרִי הַבָּטֶן:
İşte, Ebedi Olan'ın mirası oğullardır; ödül ise bağırsakların meyvesidir.
כְּחִצִּים בְּיַד גִּבּוֹר כֵּן בְּנֵי הַנְּעוּרִים:
Güçlü bir adamın elindeki oklar gibi, gençlik oğulları öyledir.
אַשְׁרֵי הַגֶּבֶר אֲשֶׁר מִלֵּא אֶת אַשְׁפָּתוֹ מֵהֶם לֹא יֵבֹשׁוּ כִּי יְדַבְּרוּ אֶת אוֹיְבִים בַּשָּׁעַר:
Ne mutlu sadafe onlarla dolduran adama; kapıda düşmanlarla konuşurken utanmayacaklar.