לַמְנַצֵּחַ בִּנְגִינֹת מַשְׂכִּיל לְדָוִד:
İcracı için, neginot'ta, Davud'un bir maskilı.
הַאֲזִינָה אֱלֹהִים תְּפִלָּתִי וְאַל תִּתְעַלַּם מִתְּחִנָּתִי:
Ey Tanrı, duama kulağını eğ ve yalvarışımı görmezden gelme.
הַקְשִׁיבָה לִּי וַעֲנֵנִי אָרִיד בְּשִׂיחִי וְאָהִימָה:
Beni dinle ve cevap ver; sözlerimde yas tutuyorum ve inliyorum,
מִקּוֹל אוֹיֵב מִפְּנֵי עָקַת רָשָׁע כִּי יָמִיטוּ עָלַי אָוֶן וּבְאַף יִשְׂטְמוּנִי:
Düşmanın sesinden, kötünün sıkıntısından ötürü; çünkü bana haksız yere suç atıyorlar ve benden şiddetle nefret ediyorlar.
לִבִּי יָחִיל בְּקִרְבִּי וְאֵימוֹת מָוֶת נָפְלוּ עָלָי:
Kalbim içimde titriyor ve ölümün korkuları üzerime düştü.
יִרְאָה וָרַעַד יָבֹא בִי וַתְּכַסֵּנִי פַּלָּצוּת:
Korku ve titreme üzerime geliyor ve dehşet beni sarıyor.
וָאֹמַר מִי יִתֶּן לִּי אֵבֶר כַּיּוֹנָה אָעוּפָה וְאֶשְׁכֹּנָה:
Ve dedim: "Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı! Uçar giderdim ve huzur bulurdum.
הִנֵּה אַרְחִיק נְדֹד אָלִין בַּמִּדְבָּר סֶלָה:
İşte, uzaklara giderdim; sonsuza dek çölde konaklardım.
אָחִישָׁה מִפְלָט לִי מֵרוּחַ סֹעָה מִסָּעַר:
Kendime süratle bir sığınak bulurdum, kasıp kavuran bir rüzgardan, fırtınadan."
בַּלַּע אֲדֹנָי פַּלַּג לְשׁוֹנָם כִּי רָאִיתִי חָמָס וְרִיב בָּעִיר:
Ey Ebedi Olan, yok et, dillerini parçala; çünkü şiddet ve kavga gördüm şehirde.
יוֹמָם וָלַיְלָה יְסוֹבְבֻהָ עַל חוֹמֹתֶיהָ וְאָוֶן וְעָמָל בְּקִרְבָּהּ:
Gece gündüz onun surlarında dolaşıyorlar; haksızlık ve günah onun içinde.
הַוּוֹת בְּקִרְבָּהּ וְלֹא יָמִישׁ מֵרְחֹבָהּ תֹּךְ וּמִרְמָה:
Yıkım onun içindedir; darbeler ve aldatma meydanından çıkmıyor.
כִּי לֹא אוֹיֵב יְחָרְפֵנִי וְאֶשָּׂא לֹא מְשַׂנְאִי עָלַי הִגְדִּיל וְאֶסָּתֵר מִמֶּנּוּ:
Çünkü bana kötülük eden bir düşman değil ki katlanayım; benden büyük ağzını açan bir düşman değil ki ondan gizleneyim.
וְאַתָּה אֱנוֹשׁ כְּעֶרְכִּי אַלּוּפִי וּמְיֻדָּעִי:
Ve sen, benim eşim, öncüm ve değer verdiğim birisin.
אֲשֶׁר יַחְדָּו נַמְתִּיק סוֹד בְּבֵית אֱלֹהִים נְהַלֵּךְ בְּרָגֶשׁ:
Birlikte danışırdık; Tanrı'nın evine kalabalık içinde yürürdük.
(ישימות) יַשִּׁי מָוֶת עָלֵימוֹ יֵרְדוּ שְׁאוֹל חַיִּים כִּי רָעוֹת בִּמְגוּרָם בְּקִרְבָּם:
Ölümü onların üzerine salsın; diri diri mezara insinler, çünkü konutlarında, aralarında kötülükler var.
אֲנִי אֶל אֱלֹהִים אֶקְרָא וַיהוָה יוֹשִׁיעֵנִי:
Ben Tanrı'ya çağıracağım ve Ebedi Olan beni kurtaracak.
עֶרֶב וָבֹקֶר וְצָהֳרַיִם אָשִׂיחָה וְאֶהֱמֶה וַיִּשְׁמַע קוֹלִי:
Akşam, sabah ve öğle, konuşuyorum ve inliyorum; O sesimi işitti.
פָּדָה בְשָׁלוֹם נַפְשִׁי מִקֲּרָב לִי כִּי בְרַבִּים הָיוּ עִמָּדִי:
Üzerime gelen savaştan canımı esenlikle kurtardı; çünkü yanımda çok kişi vardı.
יִשְׁמַע אֵל וְיַעֲנֵם וְיֹשֵׁב קֶדֶם סֶלָה אֲשֶׁר אֵין חֲלִיפוֹת לָמוֹ וְלֹא יָרְאוּ אֱלֹהִים:
Tanrı duysun ve onlara cevap versin; ezelden beri oturan ve sonsuza dek, çünkü onlar için geçiş yok ve Tanrı'dan korkmadılar.
שָׁלַח יָדָיו בִּשְׁלֹמָיו חִלֵּל בְּרִיתוֹ:
Kendisiyle barışık olana karşı ellerini uzattı; ahdini kirletti.
חָלְקוּ מַחְמָאֹת פִּיו וּקֲרָב לִבּוֹ רַכּוּ דְבָרָיו מִשֶּׁמֶן וְהֵמָּה פְתִחוֹת:
Ağzının sözleri tereyağından daha pürüzsüzdü ama kalbi savaşa kuruluydu; sözleri yağdan daha yumuşaktı ama bunlar lanetlerdi.
הַשְׁלֵךְ עַל יְהוָה יְהָבְךָ וְהוּא יְכַלְכְּלֶךָ לֹא יִתֵּן לְעוֹלָם מוֹט לַצַּדִּיק:
Yükünü Ebedi Olan'a bırak, O seni taşıyacak; doğru insanın sürçmesine asla izin vermeyecek.
וְאַתָּה אֱלֹהִים תּוֹרִדֵם לִבְאֵר שַׁחַת אַנְשֵׁי דָמִים וּמִרְמָה לֹא יֶחֱצוּ יְמֵיהֶם וַאֲנִי אֶבְטַח בָּךְ:
Ama Sen, ey Tanrı, onları yıkım çukuruna indireceksin; kan dökücüler ve hileciler günlerinin yarısını yaşamayacak, ama ben Sana güveneceğim.